Unleash the Ergen

Yedinci ve sekizinci fasıllar
"Ama iyi dayak yedik"

Grup yumurta mağarasını keşfederken direk tarikatin kaldığı odaya daldılar, çok verimli dövdükleri için askerlerden biri yanına 3 mürid alıp arka odaya koştu ve yolda yerel tarikat liderini de toplayarak yarı-ejderin yanına sığındılar. Sonra grup onlarla muhatap olmadan mağranın diğer kısımlarını keşfetmeye karar verdi. Yarı ejder ve avanesi arka yoldan dolaşıp can ortalamsı çok azalmış gruba arkadan saldırıp dövdüler.

Bu esnada druid devamlı olarak dev örümcek formundaydı. Kol bacak sallayarak partiyle iletişim kurdu.

View
Altıncı Fasıl
"sonunda rol yapacak fıraat oluştu."

Worlok yeni gelen sınıf özelliğini kullanarak kendine yardakçı hayvan çağırdı. Hayvan abberation yarasa cinsindendi.(nötral) Baya oturduk rolünü yaptık, ritüeli falan tasvir etti. Sabah olunca Leosin ile konuştular ve tarikat hakkında ek bilgi aldılar. Leosin, grubu kampa geri yollayabilmek için rapor vermeye kendi başına gitti. Grup kampta ek incelem yapıp geri çıakcaktı.

Kamp boşaltılırken vardılar, kamp içinde worlok baya bir milletle muhatap oldu. Antin kuntin anektodlar yaşadı. Kamptaki bütün hazine taşındı, ama ejderha yumurtalarını geride bıraktılar. Grup en son mağranın ağzındayken zaman bittiği için sonraki bölüme kaldı.

View
Beşinci Fasıl
"Tam mevzular çözüldü derken... Lan N'oldu?"

Kahramanlarımız haldır huldur kampa yol aldılar. Biraz beceriksizce de olsa yoldaki pusunun etrafından dolaşıp kampa sızdılar. Kamp hala saldırı sonrası karışıklık halinde olduğu için çok zorlanmadan aralarına karıştılar. Kamp ahalisiyle çok haşır neşir olmayıp haldır huldur amaca odaklı iş yaptıkları için son ana kadar dövüşmeleri gerekmedi.

Yönelimlerine uygun iş yapıp diğer esirleri kurtarmaya yeltendikleri için Druid ve Ranger kargaşa çıkardı. Ucundan kıyısından kurtardılar.

druid “Hep o mahkumlar ses çıkardı, insan azcık dikkatli davranır! heyecana kapıldılar sanırım (zar çok düşük geldi ak)”

View
Dördüncü Fasıl
"Ne bela işmiş?"

Kahramanlarımız, Kasabanın tapınağında kısılı klamış ahaliyi kurtarmak için operasyon yaptılar. Tapınağa duman basan bir yağmacı grubunu dövüp içeriyi boşalttılar.

Tapınağın içindeki kasabalıların arasında Leosin‘in çırağı vardı. Jinn’i görünce gruba bilgi verdi. Leosin tarikatin içine sızmak amacıyla aralarına karışmıştı. Ve ne durumda olduğu belli değildi.

Kahramanlarımız esir aldıkları bir grup müridi ikna ederek kamp kurdukları yeri öğrendiler. Sabah olunca yola çıkacaklar.

View
Üçüncü Fasıl
"Bütün manyaklar beni buluyor"

Bahtsız grubumuz kaleye girdikten sonra iki dakka soluklanamadan valinin peşine düştüler. Vali dedi ki “He sizin aradığınız adam buralardaydı ama şimdi kalede değil diye biliyorum. Ama normalde yanında gezen korumaları burda isterseniz onlara sorun” dedi. Ardından “Dışarda keşişi araken köye faydanız dokunsun, altın ve XP olarak sizi görürüm” diye eklemeyi ihmal etmedi.

Yeni gelen oyuncuların temsil ettiği keşişin korumalarıyla, esas grup GMin de teşvikiyle hızlıca ve can puanı kaybetmeden organize oldu, sarhoş insan barbar Content Not Found: barbar ve psikopat tiefling warlock Jinn kavga gürültüyle de olsa gruba entegre olmuş oldu.

Kale komutanının önerisine uyup kalenin gizli kaçış tünelinden girip çıkarak köyü araştırmaya karar verdiler. Tünelde Druidin lafını dinlemedikleri için iki fare sürüsüyle muhatap oldular.

Tünelden çıkarken daha önceden derede gördükleri devriyeyi farkettiler, hatta kapıyı insan gibi açmayı becerdikleri için devriyeye arkadan saldırmayı bile becerdiler.

Druid “4 kobolt kaçtı, geri gelir onlar kesin yandık, abilerini babalarını çağırmasalar bari”

View
İkinci Fasıl
"Ulan bu köyün esnafı, delikanlıları nerde?"

Kahramanlarımız olabildiğince çaktırmadan köye sızmaya teşebbüs ettiler. Lakin bir kısmı ağır zırhlı, bir kısmı da sığır fıtratlı olduğu için ikinci kavşakta yağmacılarla bururun buruna geldiler.

İlk yağmacı güruhun yanından “biz de yağmacıyız abi.” yalanı ile geçen kahramanlarımız, bir grup köylüyü kurtararak sevap XPsi kazanmak için ikinci yağmacı güruha kafa göz daldılar.

Kaleye iyice yaklaştıklarında soteye pusmuş iki köylü daha buldular. Köylülerden “Kale tepesi şu evlerin arkasında, ama kaleye giden patikanın üstünde çatışma var.” bilgisini aldılar. Köyün esnafının, gençlerinin boş durmadığını öğrenince pek sevindiler.

Yakından geçen derede saklana saklana çatışmanın etrafından dolaşmayı düşündüler, ama derede devriye gezen yağmacılarla da yüzgöz olmamak için ara yoldan yardıra yardıra kaleye koştular. Koşarken bir grup yağmacıyı daha mundar ettiler.

Bunlar kaleye ulaştıktan bir süre sonra dışarda kalanlar da içeri toplandı ve kale kapısını kapadılar.

View
Birinci fasıl
"Oha lan ejderha çıktı"

Kahramanlarımız, güney Sword Coast dolaylarında artan ejderha aktivitesi hakkında bazı mühim bilgileri değiş tokuş etmek için keşiş Leosin’e ulaşmaya çalışmaktadırlar. Buluşacakları Greenest kasabasıyla aralarındaki son tepenin ardından yanan köyün dumanları görünür. Tepenin üstüne çıktıklarında köyün üstünde daireler çizen yetişkin mavi ejderhayı görürler.

Olaylar gelişir.

Köye doğru “lağn lağn lağn, quest NPCsi yanıyor!” diye tırıs tırıs ilerleyen kahramanlarımız yağmacı koboldların kovaladığı köylü aileyi kurtarıp, ailenin annesinden “Kasabadan kaçamayan herkes savunma için kaleye gitmiştir. Kaleye gidip valiyi bulun.” nasihatını aldılar.

Druid’in notları:
Koboldları çıra gibi yaktım sonra ailenin babasının yaralarını sardım. Sessiz girelim diye niyetlendim ama yine langır lungur girdik.(zar gelmedi gardaş).
İç ses: Grubum biraz çekingen , tırsa tırsa gidiyor. Kendimi tutamayıp geçeceğim önlerine , dalcam o koboldların hepsine!!!11

View

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.